Yaşlı Yakınınızın Güvenliği İçin Bazen “Hayır” Demek Gerekir

Yaşlı bakımında en hassas konulardan biri şudur:

Bir insanın bağımsızlığına ne kadar müdahale etmeliyiz?

Yaşlı bireyin kendi kararlarını verebilmesi, yapabildiği işleri kendi başına yapabilmesi ve yaşamı üzerinde söz sahibi olması önemlidir.

Ancak bazı sağlık sorunları ortaya çıktığında, kişinin istediği her şeyi tek başına yapmasına izin vermek güvenli olmayabilir.

Bu noktada bakım veren kişinin görevi kişinin bağımsızlığını tamamen ortadan kaldırmak değil, güvenli sınırlar içerisinde mümkün olduğunca korumaktır.

Bağımsızlık ile Güvenlik Arasında Denge

Yaşlı bir kişinin:

“Ben kendim yaparım.”

demesi aslında çok değerli bir şeydir.

Çünkü kişinin hâlâ yapabildiği şeyleri yapması, günlük yaşam becerilerini koruması açısından önemlidir.

Ancak kişinin yapabildiği ile güvenli şekilde yapabildiği her zaman aynı değildir.

Örneğin bir kişi daha önce tek başına yürüyebiliyor olabilir.

Fakat denge problemi ortaya çıktıysa, gece sık sık kalkıyorsa veya daha önce düşme yaşadıysa aynı şekilde yürümeye devam etmesi riskli hale gelebilir.

Burada amaç kişinin hareket etmesini engellemek değil, hareketini daha güvenli hale getirmektir.

Demans Hastalarında Bu Denge Neden Daha Zordur?

Demans yaşayan bireylerde kişinin kendi kapasitesini doğru değerlendirmesi zorlaşabilir.

Kişi geçmişte yaptığı bir işi bugün de aynı güvenlikle yapabileceğini düşünebilir.

Örneğin:

  • Tek başına dışarı çıkmak isteyebilir.
  • Gece odasından yardımsız kalkabilir.
  • İlaçlarını kendi başına almak isteyebilir.
  • Yemeğini ve içeceğini yardımsız tüketmek isteyebilir.

Burada bakım ekibinin görevi kişiyi sürekli kısıtlamak değildir.

Önce riskin ne olduğunu anlamak, ardından kişinin mümkün olan en yüksek bağımsızlık düzeyini güvenli şekilde desteklemektir.

Bazen “Hayır” Demek Neden Gereklidir?

Bazı durumlarda “evet” demek kısa vadede kişiyi memnun edebilir.

Ancak sonuçları daha ciddi olabilir.

Örneğin:

“Gece tek başıma tuvalete gideceğim.”

Eğer kişinin düşme riski yüksekse, bu isteğin kontrolsüz şekilde gerçekleştirilmesine izin vermek ciddi bir yaralanma riskine yol açabilir.

Bu durumda doğru yaklaşım:

“Hayır, yapamazsın.”

demekten çok,

“Bunu birlikte ve güvenli şekilde yapalım.”

olabilir.

Bu küçük fark, bakım anlayışındaki önemli bir değişimi gösterir.

Amaç kişiyi yönetmek değil, güvenliğini korurken mümkün olduğunca bağımsız bırakmaktır.

Yemek ve İçme Konusunda da Aynı İlke Geçerlidir

Özellikle demans, nörolojik hastalıklar veya yutma güçlüğü bulunan yaşlılarda yemek ve içme sırasında güvenlik önem kazanır.

Kişi:

“Ben kendim içerim.”

diyebilir.

Ancak yutma güvenliği açısından değerlendirme gerekiyorsa, kişinin tek başına içmesine izin vermek doğru olmayabilir.

Bu durumda bakım ekibinin görevi kişinin isteğini tamamen ortadan kaldırmak değil; uygun pozisyon, uygun destek ve gerekli takip ile güvenli beslenmeyi sağlamaktır.

İlaç Kullanımında da “Ben Kendim Alırım” Yeterli Olmayabilir

Bazı yaşlı bireyler uzun yıllardır ilaçlarını kendileri kullanmıştır.

Ancak bilişsel durum değiştiğinde:

  • İlacı unutabilir.
  • Aynı ilacı tekrar alabilir.
  • Yanlış saatte kullanabilir.
  • Hangi ilacın ne olduğunu karıştırabilir.

Bu nedenle özellikle çoklu ilaç kullanımı bulunan yaşlılarda ilaçların güvenli şekilde takip edilmesi önemlidir.

Burada da kişinin bağımsızlığı ile güvenliği arasında denge kurulmalıdır.

“Hayır” Demek Kişinin İradesini Yok Saymak Değildir

En önemli nokta budur.

Profesyonel bakım, yaşlı bireyin bütün kararlarını onun yerine vermek anlamına gelmez.

Tam tersine, kişinin yapabildiği alanlarda bağımsızlığını koruması desteklenmelidir.

Ancak ciddi bir risk ortaya çıktığında bakım ekibi müdahale etmek zorunda kalabilir.

Bu müdahale:

“Sen yapamazsın.”

şeklinde değil,

“Bunu daha güvenli nasıl yapabiliriz?”

anlayışıyla gerçekleştirildiğinde çok daha sağlıklı bir bakım ilişkisi kurulabilir.

Bakımevinde Risk Değerlendirmesi Neden Önemlidir?

Her yaşlının kapasitesi ve riskleri farklıdır.

Bir kişinin güvenli şekilde yapabildiği bir aktivite, başka bir kişi için riskli olabilir.

Bu nedenle bakım planı kişiye özel oluşturulmalıdır.

Yaşlının;

  • Fiziksel durumu,
  • Bilişsel durumu,
  • Denge ve hareketliliği,
  • Yutma durumu,
  • İlaç kullanımı,
  • Günlük yaşam becerileri

birlikte değerlendirilmelidir.

Asya Yaşlı Bakım Merkezi’nde amacımız yaşlılarımızın bağımsızlığını gereksiz yere sınırlandırmak değil; bağımsızlığı mümkün olduğunca güvenli şekilde sürdürmelerini desteklemektir.

Sonuç

Yaşlı bakımında bazen en kolay cevap “evet”tir.

Çünkü “hayır” demek hem yaşlı birey hem de aile için zor olabilir.

Ancak profesyonel bakımın görevi her isteği yerine getirmek değildir.

Doğru olanı, doğru zamanda yapabilmektir.

Bazen bir kişinin güvenliği için “hayır” demek gerekir.

Ama iyi bakımda bu “hayır”ın arkasından mutlaka şu soru gelir:

“Peki bunu onun için daha güvenli nasıl yapabiliriz?”

Leave a Reply

X